İnternet Nedir?

       Internet, birbiriyle tüm dünya üzerinde yayılmış bilgisayar ağlarının birleşiminden oluşan devasa bir bilgisayar ağıdır. Telefon hatlarıyla birbirine bağlı bu ağda, kişi ve kuruluşların kullandığı farklı yapıda bilgisayarlar ve bu bilgisayarlarda kullanılan farklı işletim sistemleri bulunabilir. Internet, bu farklı yapıda bilgisayarların ortak bir dille iletişim kurmasına imkan sağlayarak, üzerlerinde farklı programlar çalıştırılsa bile, kişiler ekranda aynı bilgileri görür ve değerlendirirler.

Bazı bilgisayar ağları ve dolayısıyla bu ağ içinde bağlı bilgisayarlar, aynı zamanda kesintisiz olarak Internet ortamına da bağlıdırlar. Bunların bir kısmı, Internet ortamında başka kullanıcılara, yararlanabileceği çeşitli bilgiler sunarken; bir kısmı da, kendi bilgisayarıyla Internet'e geçici olarak bağlanmak isteyen kullanıcıların erişim isteklerine cevap verirler. Internet erişim sağlayıcı kuruluşlar, normal bir kullanıcının Internet'e telefon bağlantısı ile erişimini, genelde şehir içi telefon haberleşme fiyatıyla sağlayan bölgesel kuruluşlardır.

Internet’in en temel işlevi, haberleşme ve iletişimdir. Internet üzerinden dünyanın dört bir tarafıyla faks kadar hızlı, posta kadar ucuz bir şekilde iletişim kurabilir, dilediğiniz her konuda araştırma yapabilir, bu süreç içinde gerekli gördüğünüz bilgi ve dokümanları bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. Yerinizden hareket etmeden uçsuz, bucaksız bir alışveriş yapabilir, müze ve sergileri gezebilir, müzik arşivlerine girebilirsiniz, farklı ülkelerden olan insanlarla her konuda yazıyla ve/veya sesli olarak tartışabilir, ithalat-ihracat ile uğraşıyorsanız yurt dışındaki bağlantılarınızı en küçük zaman diliminde gerçekleştirebilir ve mesajlarınızı minimum maliyetle günün her anı dünyanın her yerine gönderebilirsiniz.

Türkiye’de ilk Internet bağlantısı, 12 Nisan 1993 tarihinde yapılmıştır. İlk yıllarında sadece TÜBİTAK ve üniversitelerin kullanımına izin verilen ve sadece ODTÜ ve Ege üniversiteleri üzerinden bağlanılan Internet’e bugün her isteyen, istediği Internet Servis Sağlayıcı kuruluşlar üzerinden bağlanabilmektedir.

Türkiye'de Internet başlangıçta, tüm dünyada olduğu gibi, bilgi aktarımı amacıyla kullanılmıştır. 1995 yılı içinde, dünyadaki gelişime paralel olarak, Türk girişimcileri de günden güne artan bir talep ile Internet ortamını; Web Sayfaları, elektronik posta ve diğer servisleri ile, kullanıcıların beklentileri doğrultusunda etkileşimli olarak, özellikle tanıtım ve pazarlama için kullanmaya başlamışlardır.
 
İnternetin Tarihçesi

        İnternetin köklerini 1962 yılında J.C.R. Licklider'in Amerika'nın en büyük üniversitelerinden biri olan Massachusetts Institute of Tecnology'de (MIT) tartışmaya açtığı "Galaktik Ağ" kavramında bulabiliriz. Licklider, bu kavramla küresel olarak bağlanmış bir sistemde isteyen herkesin herhangi bir yerden veri ve programlara erişebilmesini ifade etmişti. Licklider 1962 Ekim ayında Amerikan Askeri araştırma projesi olan İleri Savunma Araştırma Projesi'nin (DARPA - Defense Advensed  Research Project Agency) bilgisayar araştırma bölümünün başına geçti. MIT'de araştırmacı olarak çalışan Lawrance Roberts ile Thomas Merrill, bilgisayarların ilk  kez birbirleri ile 'konuşmasını' ise 1965 yılında gerçekleştirdi.

1966 yılı sonunda Roberts DARPA'da çalışmaya başladı ve "ARPANET" isimli projesi önerisini yaptı. ARPANET çerçevesinde ilk bağlantı 1969 yılında dört merkezle yapıldı ve ana bilgisayarlar arası bağlantılar ile internetin ilk şekli ortaya çıktı. ARPANET'İ oluşturan ilk dört merkez University of California at Los Angeles (UCLA), Stanford Research Institute (SRI), University of Utah ve son olarak University of California at Santa Barbara (UCSB) idi (Gromov, 1998).

Kısa süre içerisinde birçok merkezdeki bilgisayarlar ARPANET ağına bağlandı.
1971 yılında Ağ Kontrol protokolü (NCP-Network Control Protokol)ismi verilen bir protokol ile çalışmaya başladı. 1972 yılı Ekim ayında gerçekleştirilen Uluslararsı Bilgisayar İletişim Konferansı (ICCC- International Computer Communications Conference) isimli Konferansta, ARPANET'in NCP ile başarılı bir demontrasyonu gerçekleştirildi. Yine bu yıl içinde elektronik posta (e-mail) ilk defa ARPANET içinde kullanılmaya başladı. NCP'DEN daha fazla yeni olanaklar getiren yeni bir protokol,
1 Ocak 1983 tarihinde İletişim Kontrol Protokolu (Transmission Control Protokol/ internet protokol - TCP/IP) adıyla ARPANET içinde kullanılmaya başladı. TCP/IP bugün varolan internet ağının ana halkası olarak yerini aldı.

1980 yılların ortasında Savunma Bakanlığı'na bağlı (DoD) Amerikan askeri
bilgisayar ağı, ARPANET'ten ayrıldı ve MILITARY NET adı ile kendi ağını kurdu. 1986 yılında Amerikan bilimsel araştırma kurumu 'Ulusal Bilim Kuruluşu' (NSF), ARPANET
için ülke çapında beş büyük süper bilgisayar merkezi kurulmasını içeren kapsamlı bir öneri paketi öne sürdü. ARPANET Amerikan hükümetinin sübvansiyonu ile NSFNET olarak düzenlendi. 1987 yılında yeniden düzenlediği internet yapılanması planı ile NSFNET yedi bölgesel nokta üzerinde 1.5 Mb/s (daha önce 56 Kb/s idi) güçlü bir omurgayı işleteceğini duyurdu.

NSFNET Merit olarak adlandırılan Michigan Eyaletindeki üniversitelerin organizasyonu ile NSF'in yaptığı bir anlaşma doğrultusunda işletilmeye başlandı. NSFNET'in işletilmesine bir süre sonra Merit'in yanında ABD'nin dev bilgisayar firması IBM ve haberleşme firması MCI dahil oldu. NSFNET'in işletilmesine yönelik 1990 yılında oluşturulan bu birlik 'İleri Ağ Hizmetleri' (ANS-Advance Network Services)olarak adlandırıldı.ANS'nin kuruluşu süreci ABD'de 1990'lara kadar devlet desteğinde gelişen internet omurgasının özelleştirilmesi sürecinin de başlangıcı olmuştur.

1990 yılında NSFnet ile özel şirketlerin ortak işletmesi ile başlayan özelleştirme
süreci, 1995 yılı mayıs ayında NSF'nin internet omurga işletmeciliğinden tamamen çekilmesi ile tamamlandı. 1995 yılından itibaren ABD internet omurga işletimi
tamamen özel işleticilerinin elindedir.

Internet‘e çeşitli şekillerde, başlangıcından 1994 yılı sonuna kadar 110 ülke, 10,000 bilgisayar ağı, 3,000,000 dan fazla bilgisayar ve 25 milyonu aşkın kullanıcı bağlanmıştır. Bu sayı, Web Sayfası kavramının kullanıma girdiği 1995 yılı içinde büyük bir patlama göstermiş ve 60 milyon’a ulaşmıştır. Bu sayının 1996 yılı içinde de, her ay yüzde 10 artması beklenmekteydi. Ve şu an Türkiye' de 5 Milyon, Dünyada toplam 300 Milyon İnternet kullanıcısı olduğu sanılıyor. Görüldüğü üzere Internet büyük bir hızla dünyanın her köşesine din, dil, ırk ve ülke ayrımı yapmadan erişmektedir. Şu an yeni yüzyılın en büyük iletişim ve reklam araçlarının başında gelmektedir.
 
İnternet Güvenliği

       Virüs nedir ? Trojan (Truva ati) nedir ?)

Virüsler, kendi kodlarını başka programlara veya program niteliği olan dosyalara bulaştırabilme özelliği olan (kendi kodunu kopyalayabilen) bilgisayar programlarıdır. Bulaştıkları bilgisayarda genelde hızlı bir şekilde yayılırlar. Belli bir amaca yönelik olarak yazılmış, zarar vermeye yönelik olabilecekleri gibi eğlence amacıyla da yazılmış olabilirler.

Truva atları, virüslerden oldukça farklı bir yapıya sahiptir.Asla başka programlara bulaşmazlar. Belli olaylara bağlı olarak tetiklenen bir rutindirler. Kendilerini kopyalayamadıkları için bazı programların içine bilinçli olarak yerleştirilirler. Trojanlar, ilgi çeken, utility gibi programların içine yerleştirilirler. Trojan kodu, trojanın içine gizlendi?i programın yazarı tarafından yazılımı? olabilecegi gibi sonradan da programa eklenmemi ? olabilir.Trojanlar aslında kopya koruma amacıyla hazırlanırlar.

Virüsler çoğunlukla Assembly gibi düşük seviyeli bir programlama dili ile yazılırlar.Bunun asıl 2 sebebi vardır.

1- Assembli'in çok güçlü bir dil olması
2- Yazılan programların derlendikten sonraki dosya boylarının çok küçük olması

Bu özelliklerin her ikisi de virüs yazarlarının assembly dilini kullanması için yeterli ve gerekli sebeplerdir.

Virüsleri özelliklerine göre sınıflandırma pek mümkün olmasa da aşağıdaki şekildeki gibi bir sınıflandırma yapmak yanlış olmayacaktır.Ancak pek çok virüs, pek çok özelliği bünyesinde barındırabilir.Bağlanmama hızını arttırabilmek amacıyla yapılan bu durum sonucu virüs, boot sektörlere, mbr kayıtlarına, programlara bulaşabilir. şimdi de bu virüs türlerinin izleyişlerine bakalım

1 - Disk virüsleri : a- Boot b- MBR
2 - Dosya virüsleri : a- Program (TSR ve nonTSR) b- Makro virüsleri
3- FlashBIOS virüsleri

1 - DiSK ViRÜSLERI

Disk virüsleri, adından da anlaşılacağı üzere, disk ve/veya disketler üzerinde iletişim sistemi için özel anlamı olan bölgelere (boot sektör, MBR) yerle?en virüslerdir. Disk virüsleri, hakkında en çok yanlış bilginin olduğu virüs türüdür.Boot ve MBR virüsleri, aşağıda da göreceksiniz gibi işletim sisteminden önce hafızaya yüklenir.Bu yüzden işletim sistemini kolaylıkla atlatıp, Yukarıdaki şekilde de görüleceği gibi disk virüslerini boot ve MBR (partition) virüsleri olarak 2 gruba ayırtabiliriz .

BOOT Virüsleri

Boot virüslerinin ne olduğuna geçmeden önce boot sektör nedir, disk üzerinde nerede bulunur, önce bunlara bir bakalım; Boot sektör, bir diskin veya disketin işletim sistemini yüklemeye yarayan 1 sektör (512 byte) uzunlu?undaki bir programdır.Boot sektörler, disketlerde 0.cy iz, 0.cy kafa,1.ci sektör üzerinde bulunur. Hard disklerde ise boot sektörü 0.ci iz, 1.ci kafa ve 1.ci sektör üzerinde bulunur.Boot sektör, açılış için gerekli sistem dosyalarının yükleyen programdır.Aynı zamanda disk (veya disket) ile ilgili bilgileri saklar.DOS buradaki bilgileri kullanarak cılider hesaplarını yapar.

Normal koşullarda, bilgisayar başlatabilecek durumdaki bir sistem disketini (virüssüz) sürücüye takip bilgisayarı açtığımızda da, bilgisayar ilk olarak disket sürücüye bakar.E?er sürücüde bir disket var ise bu disketin boot sektörü hafızanın 0000:7C00 (hex) adresine okunur ve okunan boot sektör çalıştırılır.Boot sektör, işletim sistemini yükleyerek denetimi işletim sistemine bırakır.Eğer bilgisayarı boot edecek disket bir boot virüsü içeriyorsa o zaman durum değişir.Bilgisayar, boot sektörü yine 0000:7C00 adresine okur ve akışı bu adrese yönlendirir.Disketten okunan boot kaydı, yapı olarak değiştirildiğinden dolayı, 0000:7C00'daki kod virüsü hafıza içine yükleyip, hafızadaki konumunu garanti altına alacaktır.Virüs aktivitesi için gerekli interrupt servislerini de kontrol altına aldıktan sonra orjinal boot kaydını okuyarak işletim sisteminin yüklenmesini saklayacaktır.

MBR (Partition) Virüsleri

MBR virüsleri esas olarak, boot virüslerinden pek de farklı değildir.Ancak can alıcı bir nokta vardır ki, bu boot ve mbr virüsleri arasındaki en önemli noktadyr. Hard diskler kapasite olarak çok farklı ve büyük kapasitede olduklarından diskin DOS'a tanıtılması amacıyla MBR - Master Boot Record (Ana açılı kaydı) denilen özel bir açılış programı içerirler.Bu kod diskin 0.cy iz, 0.cy kafa ve 1.ci sektörü üzerinde bulunur.Yani disketlerde boot sektörün bulunduğu konum, hard diskler için MBR yeridir.Master boot record, hangi disk partitionundan bilgisayarın açılacağını gösterir.Bu yüzden çok önemlidir.E?er bilgisayar hard diskten boot ediliyorsa, o takdirde mbr ve partition table okunur.Aktif partitiona ait boot sektör okunur.Bundan sonrası boot sektör kısmındaki sistemin aynısıdır.

2 - DOSYA VİRÜSLERİ

Dosya virüsleri açıkça anlaşılacağı gibi hedefi dosyalar olan virüslerdir.Dosya virüsleri çoğunlukla COM, EXE, SYS olmak üzere OVL, OVR, DOC, XLS, DXF gibi değişik tipte kütüklere bulaşabilirler.

Makro virüsleri

Makro virüsleri Word, Excel gibi programların makro dilleri ile (mesela VBA - Visual Basic for Applications) yazılırlar.Aktif olmaları bazı uygulamalara (word, excel vs) basit olduğundan program virüslerine oranla çok daha az etkilidirler.

Program virüsleri

Program virüsleri, DOS'un çalıştırılabilir dosya uzantıları olan COM ve EXE türü programlar başta olmak üzere SYS, OVL, DLL gibi değişik sürücü ve kütüphane dosyalarını kendilerine kurban olarak seçip bu dosyalara bulaşabilirler.Dosya virüsleri bellekte sürekli kalmayan (nonTSR) ve bellekte yerle?ik duran (TSR) olarak 2 tipte yazılırlar.

nonTSR (Bellekte sürekli kalmayan) virüsler

Bellekte sürekli olarak kalmazlar.Kodları oldukça basittir.Bellekte sürekli kalmayan virüsler sadece virüslü bir program çalıştırıldığında başka programlara bulaşabilirler.Virüslü program çalıştırıldığında programın başında program kontrolünü virüs koduna yönlendirecek bir takım komutlar bulunur.Virüs kontrolü bu şekilde ele aldıktan sonra virüs kendisine temiz olarak nitelendirilen virüssüz programlar aramaya koyulur.Bulduğu temiz programların sonuna kendi kodunu ekler ve programın başına da virüsün kontrolü ele alabilmesi için özel bir atlama komutu yerleştirir ve kendisine yeni kurban programlar arar.Virüs bulaşma i?ini bitirdikten sonra çalıştırmak istediğimiz program ile ilgili tüm ayarları düzenleyerek kontrolü konak programa devreder.

TSR (Bellekte sürekli kalan) virüsler

TSR virüsler yapı olarak TSR olmayan virüslerden çok farklıdır.TSR virüsler, 2 temel bölümden olu?urlar.1.ci bölüm; Virüsün çalışmasy için gerekli ayarlamaları yapar ve TSR olacak kodu aktifleştirir.2.bölüm TSR olan kodun kendisidir ve TSR virüslerin hayati önemdeki bölümüdür.Bu tip virüsler, çalışmak için sadece TSR olmakla kalmazlar.Aynı zamanda çeşitli Interruptlary (kesilmeleri) kontrol altına alırlar.Böylece DOS üzerinden yapılan işlemleri bile kontrol altına alabilirler.Örnek vermek gerekirse; TSR bir virüs DIR, COPY gibi DOS komutları ile yapılan -daha doğrusu yapılmak istenen- işlemleri kontrol altına alabilir.Kullanıcı DIR komutunu kullandığında dosya boylarının 0 olarak gösterilmesi, dosya boylarının eksik gösterilmesi gibi işlemler TSR bir virüs için çok kolaydır.

3 - FlashBIOS Virüsleri

FlashBIOS virüsleri tekrar yazılabilir özellikteki BIOS chiplerine bulaşırlar.
 
E-mail Nedir?

        Elektronik posta ya da kısa adıyla e-mail, bilgisayar ağlarında kullanıcılarının birbirleriyle yazılı olarak haberleşmesini sağlayan bir yoldur. Bilgisayar ağlarının oluşturulma nedenlerinden biri, kişilerin, bir yerden diğerine (hızlı ve güvenli bir şekilde) elektronik ortamda mektup gönderme ve haberleşme isteğidir. E-posta (electronic mail, e-posta), bu amaçla kullanılan servislere verilen genel addır.

E-posta, baslangıçta sadece düz yazı mesajlar göndermek amacıyla geliştirilmişken, 1995'li yıllardan sonra geliştirilen tekniklerle, e-posta içinde kompozit yapıların (resim, ses, video, html dökümanları, çalışabilir program vb) kullanımı mümkün hale gelmiştir. Artik günümüzde hemen hemen her türlü e-mail programları bu formatları desteklemektedir.

Elektronik posta, ya da e-mail Internetin belki de en çok kullanılan özelliğidir. Internete, ya da Internete bağlı olan herhangi bir networke bağlı olan herkese mesaj gönderebilirsiniz. Milyonlarca insan hergün e-mail alıp göndermektedir. E-mail, uzaktaki akrabalarınız, arkadaşlarınız, şirketinizin farklı bölümlerinde çalışan iş arkadaşlarınız ve kendi alanınızda meslektaşlarınızla haberleşmeniz için harıka bir yoldur.

Elektronik ortamda mektubunuzun yerine ulaşma süresi, hemen yanınızdaki bilgisayarda oturan biri ile başka bir kıtadaki biri arasında genellikle birkaç dakikadan fazla farketmez. Ayrıca, mesajların bilgisayar üzerinde veri olarak elinize geçmesinin de sağladığı sayısız avantaj vardır. Bu sebeplerden dolayı e-mail, günümüzde en ucuz ve hızlı haberleşme araçlarından biridir.

Bir elektronik posta adresine (örnek: adsoyad@yahoo.com) sahip herkes, e-mail adresini bildiği birine hızlı bir şekilde bir mektup gönderebilir. Günlük hayatta kullandığımız postaya benzer şekilde, bir e-mail'in de bir göndereni vardır; ancak klasik postadan farklı olarak birden fazla alıcısı olabilir ve bu alıcılardan bazıları da, gönderenin isteğine bağlı olarak, mektubun kopyalarının kimlere iletildiğini öğrenemeyebilirler.

E-mail Adresi Nedir?

Birisine bir e-posta gönderdiğinize göre bu postanın gideceği bir geçerli adres olmalı. Elektronik ortamda bu adres, "e-mail (e-posta) adresi" olarak adlandırılır. E-posta adresi, çoğunlukla, kişinin kullanıcı numarası ve kullandığı sistemin internet/bitnet vb adresinden oluşur. webmaster@ankara.edu.tr , info@law.ankara.edu.tr, demir@yahoo.com, örnek e-mail adresleridir. Dikkat edilirse adres, @ işareti ile ayrılmış iki kısımdan oluşur. İlk kısım kişinin kendi sistemindeki kullanıcı numarası; ikinci kısım ise, bulunduğu sistemin adresini belirtir. Bazı sistemler ilk kısımdaki kullanıcı numarası yerine başka isimlere de izin verir (aliasing). Bazı farklı ağlarda (Compuserve, UUCP gibi) daha değişik e-posta adresleme formatları vardır.

E-posta Programlarinda Görülen "From, To, Subject, Cc, Bcc, Forward To:" Gibi Kısaltmalar Ne Anlama Gelir?

Bütün bu ibareler, e-postanın baş kısmı da (header) yer alır ve gönderilen e-posta ile ilgili bir takım "gönderme bilgileri"ni içerir.

From: alanında, e-posta'yı gönderen kişinin e-posta adresi (ve gerekli olmasa bile, Adı, Soyadı) yeralır.

To: alanında, e-posta'yı göndereceğimiz kişilerin e-posta adresleri yer alır. Gönderilecek kişi sayısı 1'den fazlaysa adresler aralara virgül veya noktalı virgül konarak (bazı sistemlerde bir boşluk bırakılarak) yazılır.

Subject: alanına, e-posta içeriğine uygun çok kısa bir tanım yazılır. (Acil, toplanti duyurusu, Çok hastayım, Beni hemen ara vb gibi)

Cc: alanına, e-postanın kopyasını başka bir kişiye ya da kişilere (genellikle, e-posta içerigi ile 2. dereceden ilgili kişiler olabilir) göndereceksek, onların adresleri yazılır. (Cc : Carbon Copy)

Bcc: Cc ile aynı. Yalnız, maili alan kişiler To: ve Cc: alanlarındaki bilgileri görebilmelerine karşin, Bcc: alanındaki bilgileri göremezler (Bcc: Blind Carbon Copy). Bazen, size gelen bir iletiyi bir başkasına aynen iletmeniz gerekebilir. Bunu sağlayan mekanizma, mailin baş kısmında "Forward:" seklinde görülür. Kullandığınız e-posta programları, standart olarak, bir maili başkasına "aynen gönderme" seçeneklerini size sunarlar. Elektronik postaların baş kısmında daha değişik alanlar da vardır.

Attachment (Eklenmiş Dosya) Nedir?

E-posta 'larla birlikte postanın sonuna eklenerek bir dosya da gönderilebilir. Bu, genellikle, eklenecek dosyanın adının e-posta 'nın baş kısmında "Attachment:" şeklindeki bir alana yazılmasıyla olur. Eklenen dosyalar düz yazi olabileceği gibi resim, ses, program vb. ikili (binary) dosyalar da olabilir. Hemen hemen tüm e-posta programları standart olarak bu özelligi destekler.

MIME (Multipurpose Internet Mail Extensions) olarak adlandırılan standart ile text olmayan dosyaların gönderen bilgisayarda şifrelenmesi ve alıcı bilgisayarda deşifrelenmesi sağlanmaktadır. Böylece postayı alan kişi, otomatik olarak, "attachment" olarak gelen dosyayı yerel diskine saklayabilmektedir.
 
E-mail Nasıl Kullanılır?

        Elektronik posta ya da kısa adıyla e-mail, bilgisayar ağlarında kullanıcılarının birbirleriyle yazılı olarak haberleşmesini sağlayan bir yoldur. Bilgisayar ağlarının oluşturulma nedenlerinden biri, kişilerin, bir yerden diğerine (hızlı ve güvenli bir şekilde) elektronik ortamda mektup gönderme ve haberleşme isteğidir. E-posta (electronic mail, e-posta), bu amaçla kullanılan servislere verilen genel addır.

E-posta, baslangıçta sadece düz yazı mesajlar göndermek amacıyla geliştirilmişken, 1995'li yıllardan sonra geliştirilen tekniklerle, e-posta içinde kompozit yapıların (resim, ses, video, html dökümanları, çalışabilir program vb) kullanımı mümkün hale gelmiştir. Artik günümüzde hemen hemen her türlü e-mail programları bu formatları desteklemektedir.

Elektronik posta, ya da e-mail Internetin belki de en çok kullanılan özelliğidir. Internete, ya da Internete bağlı olan herhangi bir networke bağlı olan herkese mesaj gönderebilirsiniz. Milyonlarca insan hergün e-mail alıp göndermektedir. E-mail, uzaktaki akrabalarınız, arkadaşlarınız, şirketinizin farklı bölümlerinde çalışan iş arkadaşlarınız ve kendi alanınızda meslektaşlarınızla haberleşmeniz için harıka bir yoldur.

Elektronik ortamda mektubunuzun yerine ulaşma süresi, hemen yanınızdaki bilgisayarda oturan biri ile başka bir kıtadaki biri arasında genellikle birkaç dakikadan fazla farketmez. Ayrıca, mesajların bilgisayar üzerinde veri olarak elinize geçmesinin de sağladığı sayısız avantaj vardır. Bu sebeplerden dolayı e-mail, günümüzde en ucuz ve hızlı haberleşme araçlarından biridir.

Bir elektronik posta adresine (örnek: adsoyad@yahoo.com) sahip herkes, e-mail adresini bildiği birine hızlı bir şekilde bir mektup gönderebilir. Günlük hayatta kullandığımız postaya benzer şekilde, bir e-mail'in de bir göndereni vardır; ancak klasik postadan farklı olarak birden fazla alıcısı olabilir ve bu alıcılardan bazıları da, gönderenin isteğine bağlı olarak, mektubun kopyalarının kimlere iletildiğini öğrenemeyebilirler.

E-mail Adresi Nedir?

Birisine bir e-posta gönderdiğinize göre bu postanın gideceği bir geçerli adres olmalı. Elektronik ortamda bu adres, "e-mail (e-posta) adresi" olarak adlandırılır. E-posta adresi, çoğunlukla, kişinin kullanıcı numarası ve kullandığı sistemin internet/bitnet vb adresinden oluşur. webmaster@ankara.edu.tr , info@law.ankara.edu.tr, demir@yahoo.com, örnek e-mail adresleridir. Dikkat edilirse adres, @ işareti ile ayrılmış iki kısımdan oluşur. İlk kısım kişinin kendi sistemindeki kullanıcı numarası; ikinci kısım ise, bulunduğu sistemin adresini belirtir. Bazı sistemler ilk kısımdaki kullanıcı numarası yerine başka isimlere de izin verir (aliasing). Bazı farklı ağlarda (Compuserve, UUCP gibi) daha değişik e-posta adresleme formatları vardır.

E-posta Programlarinda Görülen "From, To, Subject, Cc, Bcc, Forward To:" Gibi Kısaltmalar Ne Anlama Gelir?

Bütün bu ibareler, e-postanın baş kısmı da (header) yer alır ve gönderilen e-posta ile ilgili bir takım "gönderme bilgileri"ni içerir.

From: alanında, e-posta'yı gönderen kişinin e-posta adresi (ve gerekli olmasa bile, Adı, Soyadı) yeralır.

To: alanında, e-posta'yı göndereceğimiz kişilerin e-posta adresleri yer alır. Gönderilecek kişi sayısı 1'den fazlaysa adresler aralara virgül veya noktalı virgül konarak (bazı sistemlerde bir boşluk bırakılarak) yazılır.

Subject: alanına, e-posta içeriğine uygun çok kısa bir tanım yazılır. (Acil, toplanti duyurusu, Çok hastayım, Beni hemen ara vb gibi)

Cc: alanına, e-postanın kopyasını başka bir kişiye ya da kişilere (genellikle, e-posta içerigi ile 2. dereceden ilgili kişiler olabilir) göndereceksek, onların adresleri yazılır. (Cc : Carbon Copy)

Bcc: Cc ile aynı. Yalnız, maili alan kişiler To: ve Cc: alanlarındaki bilgileri görebilmelerine karşin, Bcc: alanındaki bilgileri göremezler (Bcc: Blind Carbon Copy). Bazen, size gelen bir iletiyi bir başkasına aynen iletmeniz gerekebilir. Bunu sağlayan mekanizma, mailin baş kısmında "Forward:" seklinde görülür. Kullandığınız e-posta programları, standart olarak, bir maili başkasına "aynen gönderme" seçeneklerini size sunarlar. Elektronik postaların baş kısmında daha değişik alanlar da vardır.

Attachment (Eklenmiş Dosya) Nedir?

E-posta 'larla birlikte postanın sonuna eklenerek bir dosya da gönderilebilir. Bu, genellikle, eklenecek dosyanın adının e-posta 'nın baş kısmında "Attachment:" şeklindeki bir alana yazılmasıyla olur. Eklenen dosyalar düz yazi olabileceği gibi resim, ses, program vb. ikili (binary) dosyalar da olabilir. Hemen hemen tüm e-posta programları standart olarak bu özelligi destekler.

MIME (Multipurpose Internet Mail Extensions) olarak adlandırılan standart ile text olmayan dosyaların gönderen bilgisayarda şifrelenmesi ve alıcı bilgisayarda deşifrelenmesi sağlanmaktadır. Böylece postayı alan kişi, otomatik olarak, "attachment" olarak gelen dosyayı yerel diskine saklayabilmektedir.
Download Nedir?

         İnternette dolaşırken , en çok kullanacağınız özelliklerden biri de dosya çekimi yani download’ tır.

Genellikle download için yapmanız gereken tek sey , aradığınız programı bulduktan sonra sadece “download “ linkine tıklamaktır. Linke tıkladıktan bir süre sonra karsınıza “Save Target As…” adlı bir pencere çıkar. Bu pencerede çektiğiniz dosyayı Hard diskinizde nereye koymak istediğinizi seçersiniz.

Programın çekimi bittikten sonra daha önce seçmiş olduğunuz klasörden programı çalıştırabilirsiniz.

Modem bağlantısıyla çok büyük dosyaların çekilmesi gerçekten de uzun zaman almaktadır.Bu konuda yardımcı programlarda vardır.

Bunlardan en ünlüsü GetRight ‘tır.

Getright programının en büyük özelliği internet dosya yükleme yaparken istediğiniz anda bu yüklemeyi kesip , daha sonra istediğiniz zaman kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
 
Outlook Express Kurulum
 
Güvenli Download?

          İnternet üzerinden güvenli bir download yapmak istiyorsak, özellikle dialer programlarına dikkat etmeliyiz.

DİALER (SPYWARE) NEDİR?

Dialer programı genelde mp3 siteleri, crack siteleri ve pornografi içerikli sitelerden bilgisayarımıza bulaşmaktadır. Bu dialer programları sizin normal internet bağlantınızı kesip uluslararası internet hattından sizi internete bağlamaktadır. Saat ücreti uluslararası sunuculara göre değişmektedir. Ortalama saat ücreti
600 - 900 milyon civarındadır.. Bu program üzerinden farketmeden yaptığınız bir saatlik bağlantı sonrası telefon faturanız vasıtasıyla bu rakamlar size ulaşmaktadır. Türk Telekom bu konuda yapılan itirazları kabul etmeyip, bu ücreti tahsil etmektedir.

DİALERDEN NASIL KORUNULUR

Telefonunuzu uluslararası görüşmelere kapattırabilirsiniz.

Dialer programlarının uzantısı .exe formatındadır. download etmek istediğimiz şeylerden sadece programların uzantısı exe olabilir. müzik, resim, film indirmek istediğimizde uzantılara dikkat etmeliyiz. .exe uzantısı gördüğümüzde indirmeyip o siteyi kapatmalıyız. Çünkü dialer programları sadece tıklayarak değil o sayfayı açtığımızda tıklamadan da bilgisayarımıza girebilmektedir.

İnternetten download etmek istediğimiz nesnenin formatına dikkat edilmeli. indirmek istediğimiz şeyin üzerine sağ tıklayarak özellikler dediğimizde orada http:// diye başlayan yazının sonuna dikkat edilmeli. müzik indirilecekse yazının sonu .mp3, .waw, .mid olmalıdır. film indirmek istiyorsak sonu .mpg, .mpeg, .avi, .mov, .asf, .rm olmalıdır. resimlerin ise .jpg ve .gif sıkıştırılmış dosya ise .zip, .rar olmalıdır.

Müzik, film, resim indirmek istediğimizde indirdiğimiz dosyanın adına dikkat etmeliyiz. mp3yukle.exe, fullmp3.exe, jpg.exe gibi isimler gördüğümüzde buna kesinlikle tıklamamalıyız. yukarıda belirttiğimiz gibi .exe uzantısı dialer programının uzantısıdır.

İnternetten başka bir program indirmek istediğimizde bunun uzantısı da .exe olacaktır, böyle bir durumda .exe kısmından önceki ada bakmalıyız, eğer indirmek istediğimiz programın adı yazıyorsa sorun yok demektir. Ama hiç de belli olmaz istediğimiz programın adı verilmiş bir dialer olabilir. Böyle bir durumada da indirdikten sonra dikkat etmeliyiz. kurarken modemden telefon hattını çıkarabilirsiniz. Bu sizi uluslararası bağlantıdan koruyacaktır.

.zip uzantısı sıkıştırılmış dosya uzantısıdır. İndirmek istediğimiz dosya bu zip dosyasının içinde yer alabilir. Bu seferde zipli dosyayı açtığımızda zipin içindeki dosya uzantısına dikkat etmeliyiz. Müzik, film, resim indirdiysek uzantısı yine .exe olmamalıdır.
Subdomain Nedir?

          Bir Alan adının alt alan adları olup, aynı alan adına ait web bölgenizde yönetici tarafından verilecek izin çerçevesinde sayısız alt alan adı açılabilir.
Bir alt alan adının bağlı bulunduğu bölge, alan adından bağımsız olarak farklı şekilde düzenlenebilir ve bu bölgelerin kontrol ve yönetimi farklı kişi-kurumlara verilebilir.

www.siteniz.com size ait bir alan adı ise, "altalanadi.siteniz.com" da bunun bir alt alan adıdır

Örnek verilecek olursa www.fatihkarakas.com olan bir alan adı altında açılmış olan http://destek.fatihkarakas.com bir subdomaindir.

bir alan adıyla birlikte subdomain almak istenirse bu alan adı için alınan hosting özelliklerine bakılmalıdır. Subdomain hostingle birlikte verilen bir hizmettir.



 
 
İnternet Neler Sunar?

           Internet, teknik olarak, TCP/IP protokolü ile desteklenen pek çok servis sunar. Örnek olarak, Internet erişimi olan bir kullanıcı, eğer kendisine yetki verilmişse, Internet’ e bağlı diğer herhangi bir bilgisayardaki bilgilere erişebilir, onları kendi bilgisayarına alabilir, kendi bilgisayarından da Internet erişimi olan başka bir bilgisayara dosya/bilgi gönderebilir. Bu özellik, dosya transfer protokolü olarak bilinir. Benzer şekilde, Internet üzerindeki kullanıcılar birbirlerine elektronik posta gönderebilirler.

İçerik bakımından ise, Internet’ in sundukları bazen insan hayal gücünü zorlayacak boyutlara varmaktadır. Vizyondaki filmlerin kısa tanıtımlarını kolayca evimizdeki ekrana taşıyabilir ya da Amerikan Kongre Kütüphanesi’ nde tarama yapabiliriz, TÜBİTAK arşivine bağlanıp Bilim ve Teknik dergilerinin yeni ve eski sayılarını tarayabilir, yazıları okuyabiliriz, Hacettepe Üniversitesi’ ne uzanıp o anki Beytepe Kampüsü sıcaklıklarını grafiksel olarak görebiliriz, katılmak istediğimiz bir bilimsel toplantıya bildirimizi Internet üzerinden gönderebiliriz. Örnekleri arttırmak mümkün; NASA servislerine bağlanıp, son uydu fotoğraflarını tarayabiliriz, şiir arşivlerine bağlanıp şiirler okuyabiliriz. Son yıllarda geliştirilen World Wide Web ve (yavaş yavaş unutulmasına rağmen, o bir klasikti) Gopher gibi modern Internet araçları ile bilgiye ulaşım daha da kolaylaşmış, ulaşılabilecek bilgiler ve sunulan servisler miktar ve çeşit olarak artmışlardır. Internet’ in sundukları; onu kullananların istekleri, hayal güçleri ve gelişen Internet teknolojisi ile hep artmaktadır.

Internet, bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmak için değişik ‘bilgi tarama’ yöntemleri de sunar. Bu servislerden bazıları; Archie, Veronica, Jughead, Whois, Virtual Libraries olarak listelenebilir. Internet’ in sundukları çok geniştir ve bu kadar bilgi arasında, bilinçsiz bir kullanımla, insan yolunu çok kolay kaybedebilir.


 
İnternette Reklam?

            Internet, bugüne kadar gelen tanıtım ve pazarlama anlayışına yepyeni bir boyut getirmektedir. Internet üzerinde Web sayfaları standart olarak;


Internet’in Ayrıcalığı :

Çok yönlü, doğrudan etkileşimli bir ortamdır :

Örneğin; teletekst yayını yapan TV kanallarında erişilebilecek, son derece kısıtlı bilgi içeren ve görsel değeri çok zayıf olan iletişim alanının, herhangi bir kanala, zamana ve estetik kusurlara bağlı olmaksızın çok gelişmiş şeklidir.

Web Sayfaları (görüntülü ve sesli iletişim ):

Internet üzerinde, kişilerin etkileşimli olarak yararlanabileceği, hareketli ya da hareketsiz, sesli ya da sessiz görüntülerden oluşan tanıtım amaçlı ekran sayfalarıdır. Benzer bir tanıtım ortamı olan televizyon, yapısının gereği, ihtiyaç sahibi potansiyel müşterileri etkilemek için, farklı zaman, kanal ve sürelerle yayın yapmak zorundadır. Bu da, izleyiciler üzerinde istenilmeyen olumsuz etkiler bırakarak, başka kanalları seyretmesine, dolayısıyla televizyonda tanıtım maliyetinin artmasına neden olmaktadır.

Halbuki, bu kişilerin ihtiyaç duydukları veya duyabilecekleri çok çeşitli ürün ve hizmetler bulunmaktadır. Kişiler, özellikle ihtiyaçlarını belirlemek için, çarşı ve pazarları dolaşmaktadır. İşte, Internet ortamındaki tanıtım ve pazarlama şekli, ihtiyaç sahibi kişilerin, bir ürün veya hizmete ihtiyaç duyduklarında ulaşabileceği bir araştırma ortamıdır. Bütün sorun, bir ürün veya hizmeti tanıtmak ve pazarlamak isteyen kuruluşların, Internet ortamında, el altında ve ulaşılabilir olmalarıdır. Internet’in zamanla, yerle ve miktarla sınırlı olmayan tanıtım özelliği, ihtiyaç sahiplerine, istedikleri herhangi bir zamanda, dünyanın herhangi bir yerinde, istedikleri kadar süre ve tekrarla izleme imkanına Web sayfaları ile ulaşmasını mümkün kılar.

Yeni yüzyılın en büyük iletişim ve reklam araçlarından birinin internet olduğunu söylemiştik. İnternette reklam çeşitleri oldukça fazladır. Şu an en çok tercih edilen reklam şekli web sitesidir. İnternette bir şeyin reklamı ve tanıtımı yapılacaksa ilk aşama bir web sitesinin var olmasıdır..

Bir web sitesi sahibi olduktan sonra internetteki binlerce reklam şeklinin kapısı aralamış oluruz.

Arama motorlarına kayıt, ücretsiz reklam ve hit sitelerine kayıt, internette çok kişi tarafından girilen sitelere "banner" yoluyla reklam, toplu e-mail gönderme yoluyla (Toplu mail SPAM kapsamında olduğundan günlük belli bir sayıdan fazla gönderildiğinde sitenin kapanması söz konusu olabilir.) vb. olarak internet sitesinin ardından yapılan reklam çeşitleri sıralanabilir.

Siteniz olmadan da internetten reklam yapabilirsiniz fakat yeterli olmaz. İnternette verdiğiniz reklamı bir internet kullanıcısı görecek, yine internet üzerinden daha detaylı bilgi arayacaktır. Telefonla irtibat internet üzerinden genelde üçüncü aşamadır. Sitenize reklam yoluyla kullanıcı girer, istediği şeyi internet sitenizden inceler ve daha sonra telefon ve adres yoluyla irtibata geçer.

Bir web siteniz var ve hiç verim alamıyorsunuz, Bizimle irtibata geçin. sitenizin internette en iyi şekilde reklamını yapalım. Sitenize koyacağımız gizli ve şifreli sayaçla günlük kaç kişi girdiğini ve hangi reklam yoluyla sitenize geldiğini öğrenin.
 
Proxy Nedir?

             Proxy servisi, Internet üzerindeki yerel bir ağ (ya da Internet’ e bağlı bir bilgisayar) ile, dış dünya arasındaki ilişkiyi sağlayan bir yardımcı geçiş (gateway) sistemidir. İki amaç için kullanılabilirler :

Bir proxy servisi (sunucusu), sizin adınıza sizden aldığı bilgi alma isteklerini yürütür ve sonucu yine size iletir. Ancak, aynı anda, bu bilgilerin bir kopyası da (cache),bu proxy sunucusu üzerinde tutulur ve bir dahaki erişimde kullanıcının istediği bilgiler doğrudan ilgili siteden değil de, proxy servisinden gelir; dolayısıyla, iletişim daha hızlı olur. Internet’ e erişim için mutlaka bir proxy servisine ihtiyaç yoktur, ancak; size en yakın bir servis noktasındaki proxy servisini kullanmanız, Internet erişiminizi bir hayli hızlandıracaktır.

Firewall güvenlik sistemlerinin kullanıldığı yerlerde, kullanıcıları çıkışları tek bir makine üzerinden olabilir. Bu durumda proxy servis makinesi sadece bir aracı olarak çalışır.

Proxy servisi kullanmanın avantajı çoktur. Herhangi bir siteden istediğiniz bir bilgi (web sayfası, ftp dökümanı vb..) eğer kullandığınız proxy servisinde henüz depolanmamışsa, bu bilginin olduğu siteden alınır ve size iletilir. Ancak, daha sonra başka bir kullanıcı (ya da siz) aynı dökümanı/bilgiyi istediğinizde, ilgili döküman/bilgi proxy servisinde depolandığı (cache) için, doğrudan oradan size iletilir ve erişiminiz de çok daha hızlı olur.

Proxy servisleri, uluslararası Internet bağlantılarındaki yoğunluğu azaltmak, erişimleri hızlandırmak ve ağı daha etkin kullanmak için çok yararlı araçlardır. En popüler proxy servisleri, Web (http), FTP, Gopher ve Wais Internet araçları için tanımlıdır.

İstanbul’ daki Turnet’ e bağlı servis sağlayıcılarından hizmet alanların Turnet İstanbul, Ankara Turnet üzerinden çıkan Internet Servis sağlayıcılarından hizmet alanların Turnet Ankara, İzmir bölgesindeki Turnet’ e bağlı Internet Servis Sağlayıcılarından hizmet alanların Turnet İzmir Proxy servislerini kullanmaları en iyi performansı verecektir. Ulusal Akademik Ağ kullanıcıları ise, kendi durumlarına göre, ODTÜ ve EgeNet servislerini kullanmalıdırlar. İTÜ Proxy servisi şu an yerel (sadece kendi kullanıcılarına) hizmet vermektedir. Tüm proxy servislerin bir zincir oluşturarak ortak kullanımına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.
 
TCP / IP Nedir?

              TCP/IP (Transmission Control Protocol/Internet Protocol), bilgisayarlar ile veri iletme/alma birimleri arasında organizasyonu sağlayan, böylece bir yerden diğerine veri iletişimini olanaklı kılan pek çok veri iletişim protokolüne verilen genel addır. (Yani, TCP/IP protokolleri bilgisayarlar arası veri iletişiminin kurallarını koyar).

Bu protokollere örnek olarak, dosya alma/gönderme protokolü FTP (File Transfer Protocol), Elektronik posta iletişim protokolü SMTP (Simple Mail Transfer Protocol), TELNET protokolü (Internet üzerindeki başka bir bilgisayarda etkileşimli çalışma için geliştirilen *login* protokolü) verilebilir.

Adını sıkça duyduğumuz WWW ortamında birbirine link objelerin iletilmesini sağlayan protokol ise Hyper Text Transfer Protocol (HTTP) olarak adlandırılmaktadır. TCP/IP protokolü aynı zamanda, diğer iletişim ağlarında da kullanılabilir. Özellikle pek çok farklı tipte bilgisayarı veya iş istasyonlarını birbirine bağlayan yerel ağlarda (LAN) kullanımı yaygındır.
 
İnternet Adresi Nedir?

               Internet’ e bağlı her bilgisayarın kendine özgü bir adresi vardır. Domain Name System (DNS) olarak adlandırılan hiyerarşik bir isimlendirme sistemi ile (Internet adresi), Internet’ e bağlı bilgisayarlara ve bilgisayar sistemlerine isimler verilir. DNS de, bir TCP/IP servis protokoludur. DNS, ‘host’ olarak adlandırılan Internet’ e bağlı tüm birimlerin yerel olarak bir ağaç yapısı içinde gruplandırılmasını sağlar. Bu şekilde, bütün adreslerin her yerde tanımlı olmasına gerek kalmaz. Örnek olarak, itu.edu.tr altında, ehb.itu.edu.tr, onun altında da, titan.ehb.itu.edu.tr vb.. şeklinde dallanmış bir çok adres olabilir. Her bir Internet adresine 4 haneli bir numara karşılık gelir. a.b.c.d seklindeki bu numaralara IP (Internet Protocol) numaraları denir. burada, a,b,c ve d 0-255 arasında değişen bir tam sayıdır. (32 bit adresleme sistemi). Örnek olarak titan. ehb.itu.edu.tr için bu numara 160.75.27.250’ dir.

Her Internet adresinin ilk kısmı bulunduğu domain’ in network adresini, son kısmı ise makinanın (host) numarasını verecek şekilde ikiye bölünür. Bir bilgisayar ağında bulunan makinaların miktarına göre makine numarası için ayrılan kısmın daha büyük veya daha küçük olması gerekebilir. Değişik ihtiyaçlara cevap verebilmesi açısından IP adresleri aşağıdaki şekilde gruplanmıştır.

Class A network adresleri : 1.0.0.0 adresinden 127.0.0.0 a kadar olan aralığı kaplarlar. Her networkte kabaca 1.6 Milyon makina bulunabilir.
Class B network adresleri : 128.0.0.0 adresinden 191.255.0.0 adresine kadar olan aralıktadır. 16065 network adresi ve her networkte kabaca 65500 makina bulunabilir.
Class C network adresleri : 192.0.0.0 adresinden 223.255.255.0 adresine kadar olan aralıktadır. Her biri 254 makinadan oluşan yaklaşık 2 milyon network adresi barındırır.
Class D network adresleri : 224 ve 254 arasında kalan adresler herhangi bir network tanımlamazlar, ileri kullanımlar için rezerve edilmişlerdir.
Bu domain adreslerinin dağıtımı NIC (Network Information Center) tarafından yapılır, daha sonra her domain sahip olduğu adresi kendi ihtiyaçlarına göre parçalayarak dağıtabilir. Son zamanlarda, sınırlı sayıdaki Internet adres uzayının bitebileceği düşüncesi ile, yeni bir adresleme stratejisine doğru da gidilmektedir, önümüzdeki yıllarda, yeni tip IP adreslerinin (128 bit) ortaya çıkacağını bekleyebiliriz.

Bu IP numaralarına (domain adreslerine) karşılık düşen bir makina ismi de bulunur. Bu sayede makinaların isimleri daha kolay akılda kalır. Her domain de o domain e ait IP numaraları ile bu isimler arasında geçişi sağlayan bir servis (Domain Name Service) bulunur. Bu servis aynı zamanda diğer domain lere ait isimleri ilgili DNS’ lere sorarak öğrenir.

Örneğimize geri dönecek olursak. İstanbul Teknik Üniversitesi bir Class B network numarasına sahiptir (160.75.0.0). .itu.edu.tr domain inde bulunan tüm IP numaraları 160.75. ile başlar. Bilgi İşlem Merkezi bu numarayı yerel ağlara dağıtmıştır. Elektronik-Haberleşme Bölümü domain ine 160.75.27.0 numarası verilmiştir, burası da ehb.itu.edu.tr olarak tanımlanmıştır. Bu network içerisinde yer alan makinaların hepsi 160.75.27. numarası ile başlar, söz gelimi bu network de yer alan titan ismi verilen makinenin IP numarası 160.75.27.250, titan.ehb.itu.edu.tr şeklindedir.

Dikkat edilirse bir host numarası 1 den 254 e kadar 254 farklı değer alabilir. Zira 0 ve 255 bu numaralandırmada özel anlamlar içerirler. 0, network u tanımlarken 255 de o network teki tüm hostları tanımlar.127.0.0.1 adresi ve 127.0.0.0 Network u test ve geliştirme için kullanılır. 127.0.0.1 adresi her makinanın kendisini tanımlar buraya gönderilen her şey, sanki bir başka network ten geliyormuş gibi makinanıza geri dönecektir. Bu sayede herhangi bir network bağlantısı olmadan bazı denemeler yapılarak network yazılımları geliştirilebilir.

DNS, ayrıca, Internet adresini nümerik adrese çevirir. Domain ler hiyerarşik DNS adresleme sistemi içindeki farklı yapıları temsil ederler. Her domain kendi içinde bağımsız bir topluluktur. Doğal olarak, herkes kafasına göre gelişi güzel Internet domain ismi ve IP numarası alamaz. Network Information Center (NIC)’ e bunun için başvurmak gerekir.
 
Elektronik Para Nedir?

               E-para (Elektronik Para), tam olarak, kullandığınız bilgisayarın sabit diskinde sizin adınıza bulunan, ve Internet üzerinde yaptığınız alışverişlerde harcayabileceğiniz paradır. Siz harcama yaptıkça, harcadığınız miktar toplamdan düşülür. e-para kullanımı pek yaygın değildir. Ancak, gelecekte sık kullanacağımız bir araç olabilir.

1997 başı itibarıyla, 3 tane e-para sistemi vardır :

Digital Cash ( http://www.digicash.com  )

Cyber Cash ( http://www.cybercash.com  )

First Virtual ( http://www.fv.com  )

Tüm dünyada, e-para kabul eden banka sayısı ise şu anda 4(dört), bunlardan üçü ABD’ de diğeri Almanya’ dadır (1997 başı itibariyle).